Dijital Kimlikli İnekler

Dijital Kimlikli İnekler

Erciyes Dağı eteklerinde bulunan Saray Halı Fabrikası’nın bahçesinde, yaklaşık 2 bin hayvandan oluşan dev bir süt üretim tesisi yer alıyor. Tesisteki tüm süreçler tam otomasyon sistemiyle yürütülüyor.

Çiftlikteki ineklerin tüm bilgileri, boyunlarındaki manyetik tasmalar ve kulaklarındaki manyetik kartlar aracılığıyla kayıt altına alınıyor. Bu veriler yalnızca ulusal değil, uluslararası geçerliliğe sahip bir sistem üzerinden takip ediliyor.

Birbirinden sağlıklı ve bakımlı görünen inekler, boyunlarındaki tasmalar ve kulaklarındaki etiketlerle dikkat çekiyor. Ancak bu sistemin amacı yalnızca güvenlik değil. “Responder” olarak adlandırılan bu tasma ve etiketler, hayvanların tüm yaşam döngüsünü kayıt altına alan gelişmiş bir teknolojiyi temsil ediyor.


Doğumdan İtibaren Dijital Kimlik

Bu modern kimliklendirme sistemi, hayvan daha doğar doğmaz başlıyor. Yeni doğan buzağılara bir numara veriliyor ve bu numaralar kulaklarına takılan etiketlerle kayıt altına alınıyor.

Örneğin:

Almanya’da doğan bir inek, 321 DE kodu ile,

Türkiye’de doğan bir inek ise 321 TR kodu ile tanımlanıyor.

Bu sistem sayesinde hayvanın doğum yeri, anne ve babası, soy ağacı bilgileri eksiksiz şekilde kayıt altına alınıyor. Tıpkı safkan atlar veya cins evcil hayvanlarda olduğu gibi, her hayvanın kendine ait bir kimlik cüzdanı bulunuyor.

Bu kimlik numaraları, hayvanın ölümünden sonra 15 yıl boyunca sistemde saklanıyor ve ancak bu sürenin ardından, daha önce kullanıldığı belirtilerek başka bir hayvana verilebiliyor.


Veriye Dayalı Sağlık ve Verim Takibi

Buzağılar büyüyüp sağım dönemine ulaştığında, kulak etiketlerine ek olarak manyetik boyun tasmaları devreye giriyor. Bu tasmalar sayesinde;

Hastalık takibi ve tedavileri

Et ve süt verimi

Günlük hareket ve davranışlar

Stres düzeyi

Vücut ısısı

Doğum zamanına ilişkin öngörüler

tek tek kayıt altına alınıyor.

Sağım sırasında her hayvanın ortalama süt verimi, sağım süresi ve olası hastalık belirtileri sistem üzerinden anlık olarak izlenebiliyor. Tüm veriler sürekli güncellenerek bilgisayar ortamında saklanıyor.


Develi’de Bir Çiftlik Hikâyesi

Tüm bu gelişmiş sistemler Kayseri’de, Erciyes Dağı eteklerindeki Develi ilçesinde bulunuyor. Bir zamanlar Saray Halı Fabrikası arazisi içinde yer alan küçük bir hayvan çiftliği, bugün bölgenin en büyük süt üretim tesislerinden biri haline gelmiş durumda.

Yaklaşık 25 yıl önce kurulan Saray Halı’nın sahibi Necati Kurmel, tarıma ve hayvancılığa olan ilgisi nedeniyle fabrika arazisi içinde küçük bir büyükbaş hayvan çiftliği kurmuş. Başlangıçta yalnızca peynir, yoğurt gibi temel süt ürünleri üretimi amaçlanmış.

Fabrika mutfağı yanındaki küçük mandırada başlayan bu yolculuk, 1998 yılına kadar ciddi bir büyüme göstermiş. Yönetim Kurulu Başkanı Necati Kurmel ve Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Menevşe’ye göre, tesis bugün günde yaklaşık 15 ton süt üretirken, hayvan başına ortalama 30 litre süt verimi elde ediliyor.


Temiz Hava, Doğal Üretim

Tesiste yem üretimi yapılan tarlaların gübre ihtiyacı da çiftlikten karşılanıyor. Yaklaşık 5 kilometrelik boru hattı sayesinde sıvı gübre, kaynak suyu ile karıştırılarak doğrudan tarım arazilerine ulaştırılıyor. 8 bin metreküplük sıvı gübre rezervine sahip tesiste üretim tamamen doğal döngü içinde gerçekleştiriliyor.

Hayvanlar yıl boyunca kapalı alanlara hapsedilmiyor. Aksine, çok soğuk havalarda bile yarı açık ahırlarda barındırılıyorlar. Bu sistemin hayvan sağlığına büyük katkı sağladığını belirten yetkililer, temiz hava sirkülasyonunun süt verimini doğrudan artırdığını vurguluyor.


El Değmeden Sağım ve İleri Teknoloji

Laktasyon bölümünde aynı anda 48 hayvan sağılabiliyor. Günlük 1.000 hayvan kapasiteli bu sistemde, tüm süreç bilgisayar kontrollü ve el değmeden yürütülüyor.

Hayvanlar sağım alanına girdikleri anda, manyetik tasmaları aracılığıyla o günkü süt verimleri önceki kayıtlarla karşılaştırılıyor. Veriler veteriner hekimler tarafından sürekli izlenerek ana sisteme kaydediliyor. Sağılan sütler, özel tanklarda 4 dereceye kadar soğutuluyor ve zaman kaybetmeden Pınar Süt tankerlerine aktarılıyor.


İthal Sperm ile Kontrollü Üreme

Çiftlikte hayvanlar doğal yollarla çiftleştirilmiyor. Üreme çağına gelen hayvanlar, yurt dışından getirilen spermlerle suni tohumlama yöntemiyle gebe bırakılıyor. Doğan buzağılar, ilk ağız sütünü aldıktan sonra özel kulübelerde büyütülüyor ve sütten kesilene kadar kontrollü şekilde besleniyor.